Özürlü Bireylerle İletişim KUrma Yolları


             Genel olarak özürlü bireylerle  birlikte olma ve iletisim kurma deneyimimiz azdır. Bu durum, büyük ölçüde özürlülerin toplumsal alanlarda

(sokakta, okulda, isyerinde… vb) yeterince yer alamamalarından kaynaklanmaktadır.

 

                    Binaların özürlü bireylere uygun olmaması, bilgilerin özürlülerin yararlanacağı sekilde sunulmaması, özürlüler ile ilgili olumsuz düsünce ve tutumlar gibi toplumsal engeller,özürlülerin özürlü olmayanlarla aynı fırsatları elde etmesini zorlastırmaktadır. Çoğu özürlü birey, yalnızca özrüyle tanımlanma, görmezden gelinme, acınma, dıslanma gibi tavırlara

maruz kalmaktadır. Özürlülüğün, özürlülerin pek çok özelliğinden yalnızca biri olduğu akıldan çıkarılmamalıdır. Dünyayı özürlü bireyler için de yasanabilir kılmak için özürlü olmayan bireylerin de çaba göstermesi gerekmektedir. Bunun yolu da onları tanımaktan ve onların yasadıklarını anlamaya çalısmaktan geçmektedir.

 

 

Dikkat Edilmesi Gereken Temel Hususlar

 

1-Diğer İnsanlara Nasıl Davranıyorsanız Özürlü Bireye de Öyle Davranın

Özürlü birey ile iletisimde temel kıstas, özürlü bireyi kendine özgü kisiliğe sahip, kendi kararlarını kendisi verebilen biri olarak görmektir. Onlar yalnızca özel durumlarından dolayı farklı ihtiyaçları olan insanlardır ve iletisim sırasında dikkat edilmesi gereken bazı hususlar vardır. Bu ihtiyaçlar dısında diğer tüm insanlar gibi saygı görmek, dikkate alınmak isterler.

 

Bu nedenle iletisim sırasında diğer insanlara nasıl davranıyorsanız özürlü bireye de öyle davranın. Durumları nedeni ile gösterilen asırı ilgi ya da görmezden gelme, onları olumsuz etkiler.

2-Yardım Etmeden Önce İzin İsteyin

Bir insanın özürlü olması, mutlaka yardıma ihtiyacı olduğu anlamına gelmez. Sartlar uygun olduğunda özürlü bireyler kendi islerini kendileri yapabilirler. Ancak özürlü bireyin yardıma ihtiyacı olduğuna eminseniz yardım etmeyi teklif edin.

3-Fiziksel Temas Konusunda Dikkatli Olun

Bazı özürlü bireyler denge için kollarından destek alırlar. Onları kollarından kavramak (amacınız yardım etmek olsa bile) dengelerini bozabilir. Özürlü bireyin basına, tekerlekli sandalyesine, koltuk değneklerine dokunmamaya özen gösterin. Özürlü bireyler, kullandıkları yardımcı araçları kendilerinin bir parçası olarak görürler. Yardım ederken özürlü bireyden sizi yönlendirmesini isteyin.

4-Konusurken Özürlü Bireye Yönelin

Daima özürlü bireye yönelerek konusun. Ona eslik eden kisiye, yardımcısına ya da isaret dili tercümanına değil, özürlü bireye bakarak konusun.

5-Kelimeleri Özenle Seçin

Özürlü birey bir özür grubunun temsilcisi gibi değil, kendine özgü karakteri ve kisiliği olan bir birey olarak görülmelidir. Bu nedenle özrü ile ilgili konusurken kullandığınız ifadeler konusunda seçici olun. Acıma, küçümseme içeren ifadeler kullanmayın. Ancak çoğu özürlü birey, samimi ve uygun sekilde sorulduğunda özrüyle ilgili soru sorulmasından rahatsız olmaz.

6-Dikkatle Dinleyin

Bazı özürlü bireylerin söylediklerini anlamanız zaman alabilir. Kendilerini ifade etmeleri için bekleyin. Özürlü bireyin söylediklerini anlamadığınızda anlamıs gibi davranmayın,söylediklerini yinelemesini isteyin.

7-Önyargıyla Yaklasmayın

Özürlü bireyler neyi yapıp yapamayacaklarına en iyi kendileri karar verebilirler. Herhangi bir faaliyete katılıp katılamayacakları konusunda onlar adına karar vermeyin. Onların sınırlarını siz belirlemeyin.

 

 

GÖRME ÖZÜRLÜLER

 

Tek veya iki gözünde tam veya kısmi görme kaybı veya bozukluğu olanların yanı sıra,görme kaybıyla birlikte göz protezi kullananlar, renk körlüğü, gece körlüğü olanlar da bu gruba girer.

· Bağımsız hareket etme eğitimi almıs bir görme özürlü, sokakta nasıl hareket edeceğini bilir ve yardıma ihtiyaç duymayabilir. Đhtiyaç duyduklarını fark ettiğinizde yardım

teklif edin.

· Görme özürlü bir bireyle iletisime geçmeden önce kendinizi tanıtın. Grup içindeyseniz onu gruptaki diğer kisilerle tanıstırın.

· Görme özürlüler kollarından destek alırlar. Kol kola girmeniz gerekiyorsa siz onun koluna girmeyin, kolunuza girmesini teklif edin.

· Görme özürlü bireyin hızına uyum sağlayın ve yol göstermek amacıyla bir adım önünden yürüyün. Böylece görme özürlü kisi, gören kisinin bedenindeki değisiklikleri fark ederek rahatça yürüyebilir. Yürürken önünüze çıkan merdiven, çukur gibi engeller karsısında uyarın.

· Yön tarif ediyorsanız “suradaki”, “ötedeki”, “yandaki” gibi ifadeler yerine

“sağındaki”, “solundaki” gibi ifadeler kullanın.

· Görme özürlü birini ortamda yalnız bırakacaksanız önce bunu ona söyleyin ve çıkısın nerede olduğunu tarif edin. Duvar, masa gibi dokunabileceği bir seyin yanında bırakın.Odanın ortasında bırakmanız onu zor durumda bırakacaktır.

· Görme özürlü kisinin bastonuna dokunmayın. Kisi bastonu yere bırakırsa bastonun yerini değistirmeyin. Değistirirseniz bunu ona söyleyin.

· Görme özürlü müsterilere, restoran menüleri, duyurular gibi yazılı metinleri okumaları konusunda yardımcı olun.

· Görme özürlü birine yemek servisi yaptığınızda tabakta hangi yiyeceklerin nerede bulunduğunu söyleyin. Tabakta yenilmeyecek malzemeler bulundurmayın.

· Az gören biri büyük puntolarla yazılmıs yazıları okuyabilir. Bu kisilerin rahat

okuyabilmeleri için satırların aralık olması, uygun bir zemin üzerine kolay okunabilir yazı karakterlerinin kullanılması önemlidir. Tabela ve isaretlerde birbirine zıt renkler kullanılmalıdır. Örneğin az görenler için siyah zemin üzerinde beyaz harfler kullanılması uygundur.

· İyi ısıklandırma önemlidir, ancak çok parlak ısık da kullanılmamalıdır.

· Eğer isyeri sahibiyseniz, isyerinde yaptığınız fiziksel değisikliklerle ilgili olarak görme özürlü çalısanlarınızı ve müsterilerinizi bilgilendirin.

 

İŞİTME ENGELLİLER

 

İsitme engelliler ve isitme güçlüğü çekenler, tek veya iki kulağında tam veya kısmi isitme kaybı olan kisilerdir. Đsitme cihazı kullananlar da bu gruba girmektedir.

· İsitme özürlü ya da isitme güçlüğü çeken biriyle konusmaya baslarken, kendisiyle

konustuğunuzu fark etmesini sağlayın. Duruma göre elinizle isaret edebilir ya da kisinin omzuna dokunabilirsiniz.

· İsitme özürlü kisinin isaret diliyle mi, jestle mi, yazılı ya da sözlü olarak mı anlasmayı tercih ettiğini anlamaya çalısın. İsitme özürlü kisinin konusmasını anlamakta güçlük çekiyorsanız bunu ona bildirin.

· Uzun ve karmasık konusmalar gerektiren durumlarda -is görüsmesi, doktor muayenesi ya da hukuki görüsmeler gibi- bir isaret dili tercümanı kullanmak gerekir. Daha basit diyaloglarda yazıyla anlasmak yeterli olabilir.

· İsitme özürlü kisiyle isaret dili tercümanı aracılığıyla konusuyorsanız, isitme özürlü kisiye bakarak konusun ve onunla göz teması kurun. Kisiye tercümanı aracılığıyla soru sormaktansa (“Ayse Hanım ne ister?” gibi), soruyu doğrudan kendisine yöneltin (“Ne istersiniz?” gibi).

· Sessiz ve iyi aydınlatılmıs bir oda, etkili iletisim için idealdir. Pencere gibi bir ısık kaynağının önündeyseniz ve sırtınız ısık kaynağına dönükse, ısık karsınızdaki insanın gözünü kamastırabilir ve dudaklarınızı okumaya çalısan özürlünün yüzünüzü seçmesini zorlastırabilir.

· Kisinin anlamadığı cümleleri tekrarlamak yerine, söylemek istediğinizi farklı sekilde ifade etmeyi deneyin. Açık, anlasılır kelimelerle, yavasça konusun. Böylece az duyan özürlüler dudaklarınızı okuyabilirler. Bu nedenle konusurken sakız çiğnemeyin, sigara  içmeyin ya da elinizle ağzınızı kapatmayın.

· İsitme özürlü ya da isitme güçlüğü çeken birine bağırarak konusmanıza gerek yoktur.İsitme cihazı kullanıyorsa, normal ses düzeyiniz sizi duyması için yeterli olacaktır.Bağırmanız rahatsızlığa sebep olabilir.

· İsitme özürlüler için konferans salonlarının ön sıralarından yer ayırın. Salonun

ısıklandırmasının iyi olmasına dikkat edin. Jest ve mimikler, isitme özürlülerin

mesajları doğru algılamaları açısından önemlidir.

 

KONUŞMA ÖZÜRLÜLER

Felç geçirmis kisilerin, ciddi boyutta işitme güçlüğü çekenlerin, kekeleyenlerin ya da konuşma cihazı kullananların söylediklerini anlamak güç olabilir. Bu kisilerle iletisim halindeyken;

· Karsınızdakini tüm dikkatinizi vererek dinleyin. Sözünü kesmeyin ve bitirmesi için acele ettirmeyin. Anlamakta güçlük çekiyorsanız, anlamıs gibi basınızı sallamayın. Söylediklerini tekrarlamasını isteyin. Karsınızdaki kisi bundan rahatsız olmayacak,aksine onu anlama çabanızı memnuniyetle karsılayacaktır.

· Anlayıp anlamadığınızdan emin değilseniz, doğrulamak için söylediğini

tekrarlamasını isteyin.

· Kisinin size ne söylemeye çalısğını hala anlayamadıysanız, bir kâğıda yazmasını isteyin.

· Sessiz ortamlarda konusmayı tercih edin.

· Konusma özürlü bireyin konusmasına gülmeyin. Etkili iletisim kurmak ve ciddiye alınmak hepimiz için önemlidir.

 

TEKERLEKLİSANDALYE KULLANANLAR

Tekerli sandalye kullananlar farklı özür derecelerine ve kabiliyetlere sahiptirler.

 

· Tekerlekli sandalye kullanan bireylerin kisisel alanına saygı gösterin. Örneğin

üzerlerine doğru eğilerek diğer bir kisiyle tokalasmayın, giysilerinizi üzerlerine

bırakarak tutmalarını istemeyin, sandalyelerindeki masaya yiyecek, içecek… vb

bırakmayın.

 

· Tekerlekli sandalye kullanan özürlü bireye, izin almadan yardım etmeyin. Eğer izin almadan ya da onun yönlendirmeleri olmadan yardım ederseniz, sandalyeden düsmesine sebep olabilirsiniz. Sayet özürlü birey baska bir özründen dolayı konusamıyorsa, kaldırım, merdiven gibi tümseklere çıkarırken ya da yokus asağı indirirken sandalyenin ön tekerleklerini yukarı kaldırın. Böylece kisi düsmeyecektir.

 

· Tekerlekli sandalyeli bireylerin kullanmaları muhtemel araç gereçleri ulasabilecekleriyerlere yerlestirin. Dolastıkları yollar üzerinde onları engelleyecek esyaları bırakmayın.

 

· Tekerlekli sandalye kullanan birey ile konusurken sandalyenizi onunkiyle aynı

seviyeye getirin. Eğer bu mümkün değilse biraz mesafe bırakarak göz kontağı

kurulabilecek bir noktaya gelin. Masa basında görüsme yapıyorsanız ve masa çok yüksekse ya da özürlü bireyin alısveris yaptığı tezgâh çok yüksekse onun yanına gidin.

 

· Binalarda tekerlekli sandalye kullanıcıları için hazırlanmıs yol ve rampalara bubireyleri yönlendirmek üzere isaretler konmalıdır. Gerektiğinde kendilerine bu konudayol gösterin.

 

· Koltuk değneği kullananlara yardım etmeye çalısırken kollarından tutmayın.

Dengelerini kaybetmelerine sebep olabilirsiniz.

 

· Hareket zorluğu çeken kisiye oturacağı yeri gösterirken, sandalyenin tutacak yeriolmasına ve yüksek olmamasına dikkat edin.

 

· Yerler yıkandığında ya da silindiğinde zemin kayganlasacağından, hareket zorluğu olan kisiler düsebilirler. Bu konuda uyarılmalıdırlar. Ayrıca karlı ve yağmurlu günlerde yerleri kuru tutmak için özen gösterilmelidir.

 

KISA BOYLULAR

 

Kısa boyluluk, kalıtıma ve çesitli hastalıklara bağlı olarak ortaya çıkabilmektedir. Toplumdaki kısa boylu bireylerin %80-85’i kalıtımsal nedenlerle kısa boyludur. Bu durum “normal kısa boyluluk” olarak adlandırılır. Geri kalan nüfusta görülen kısa boyluluk ise çesitli hastalıklara bağlıdır ve buna“patolojik kısa boyluluk” denmektedir. Türkiye’de görülen kısa

boyluluğun basta gelen sebebi, uzun süreli beslenme bozukluğudur. Hastalığa bağlı boy kısalıklarında boy uzunluğu kadınlarda 130 ile 140 cm, erkeklerde 140 ile 150 cm arasında değismektedir.

 

· Gündelik hayatta gerekli olan seylerin kısa boylu insanların uzanabileceğe yerlerde

olmasına dikkat edin.

· Kısa boylu insanların basını oksamayın ya da öpmeyin.

· İnsanların bas seviyeleri birbirine yakın olduğunda iletisim kurmaları daha kolaydır.

Bu nedenle kısa boylu biriyle konusurken onunla aynı seviyeye gelmek ve göz kontağı kurmak için dizlerinizi bükebilir, sandalyeye oturabilir ya da aranızdaki mesafeyi biraz açabilirsiniz.

 

SPİNA BiFiDA

Spina bifida, insanda omurgayı olusturan kemiklerin omurgada bir bosluk veya açıklık olusturacak sekilde gelisimlerini tamamlayamama durumudur. En sık görülen doğustan hastalıklardan biridir. Spina bifida, ana rahminde bebeğin omurgası gelisirken bir ya da daha fazla omur kemiği ve omuriliğin bir kısmının iyi gelismemesi sonucunda, omurilik ve sinir sisteminde değisik derecelerde hasar olusmasıyla meydana gelir. Bacaklara, idrar kesesine ve kalın bağırsaklara giden sinirlerin çalısmaması nedeni ile yasam boyu sürecek kısmi bir felç

görülür.

 

· Spina bifidalı bireylerin bacak hareketlerinde zayıflık görülebilir. Bunun için onlardan fazla hareketli olmalarını beklememek gerekir.

· Çocukların çoğunda aynı zamanda mesane (idrar kaçırma) ve bağırsak problemleri gözlenir. Bu durum normal karsılanmalı, küçümseyici, alaycı bir tavır içine girilmemeli, tedavisine yardımcı olunmalıdır.

· Spina bifidalı çocukların zekası normal, hatta bazen normalin üstündedir. Ancak beyinde su birikmesi (hidrosefali) olan çocuklar tedavi edilmezse bir süre sonra zeka gelisimi geri kalabilir. Çocuğun toplum hayatına katılmayıp ev ortamına mahkum  edilmesi de uzun vadede zekasını köreltecektir.

 

SEREBRAL PALSi

Serebral palsi, beyinde olusan bir hasara bağlı, kalıcı durus, hareket ve denge

bozukluğudur. Beyindeki zedelenme ilerleyici değildir. Ancak çocuğun yürüme, hareket ve dengesindeki problemler ilerleyebilir. Hareket güçlüğü, spastisite, kaslarda güçsüzlük, denge bozukluğu, istem dısı hareket, zeka problemleri, havale, görme bozukluları, sasılık, isitme problemleri, konusma bozuklukları, beslenme bozuklukları ve büyüme geriliği, salya akması ve dıs çürükleri görülebilir. Serebral palsiye neden olan beyin hasarı, hamilelik esnasında

annenin geçirdiği hastalıklar veya kullandığı ilaçlara, anne baba arasındaki kan

uyusmazlığına, doğum sırasında bebeğin oksijensiz kalmasına veya doğumdan sonra geçirilen beyin kanaması, sarılık veya baska hastalıklara bağlı olabilir. Serebral palsi tanısı konan çocuk, eğitim ve rehabilitasyon çalısmalarından mümkün olduğunca erken yararlandırılmalıdır.

 

· Serebral palsili bireylerde konusma güçlüğü ve istem dısı hareketler görülür. Bunları normal karsılayın ve herhangi biriyle nasıl konusuyorsanız onunla da öyle konusun.

· Serebral palsili bireyi anlayıp anlamadığınızdan emin değilseniz, doğrulamak için söylediğini tekrarlayın. Yine anlayamadıysanız, bir kağıda (eğer yazabiliyorsa) yazmasını isteyin.

· Serebral palsili bireyle sessiz bir ortamda konusmanız iletisiminizi kolaylastıracaktır.

· Serebral palsili bireyler yavas konusabilirler, konusmalarını bitirmelerini bekleyin.

· Yürürken dengesini sağlayamayan bir kisi serebral palsili olabilir. Đlk izleniminize göre hareket etmek yerine, kisinin durumunu öğrenmeye çalısın.

 

EPİLEPSİ (SARA)

Epilepsi, beyindeki elektriksel faaliyetin aksamasından kaynaklanan nörolojik bir durumdur. Doğustan olabileceği gibi, beyin travmalarından sonra da ortaya çıkabilir.

· Epilepsi nöbetleri genellikle aniden baslar. Sinyal sesleri ve flas ısıkları bazı

insanlarda nöbeti tetikleyebilir. Kisinin nöbeti baslamıs ise durdurmak için bir sey yapamazsınız. Nöbetteyken basının bir yere çarpmamasına dikkat edin ve basının altını yastık gibi yumusak bir seyle destekleyin. Soluk borusunun tıkanma tehlikesi olduğundan kisinin ağzına bir sey vermeyin ve dilinin soluk borusunu tıkamamasına dikkat edin.

· Nöbet geçiren kisi yol ortası gibi tehlikeli bir yerde değilse, onu hareket ettirmeyin,çevresinde bulunan tehlikeli olabilecek seyleri (kesici, delici, kırılacak cisimler)kaldırın.

· Boyun bölgesindeki giysilerini gevsetin, oksijen yetersizliğini engellemek amacıyla kisiyi sırt üstü değil, sağa ya da sola doğru yatırın. Nöbetin sona ermesini bekleyin.

· Nöbet geçiren kisi çırpınabilir, kasılabilir, çiğneme, ağız sapırdatma, sayıklama gibi hareketlerde bulunabilir. Nöbet sırasında kiside bilinç kaybı da olusabilir. Kisinin ağzından köpükler çıkabilir ya da kan gelebilir. Kisi yürüyebilse ve hareket edebilse dahi bilincini kaybetmis olabilir.

· Nöbet bittiğinde kisi kendini mahcup hissedebilir ya da bilinci yerine gelmemis olabilir. Bu durumuna saygı gösterin. Nöbet sırasında yasadıkları ile ilgili sorularsormayın.

· Nöbet geçiren kisi eski bilinç düzeyine gelmeden bir sey yiyip içmemelidir.

· Nöbet bes dakikadan uzun sürüyorsa, kisi yaralandıysa, nefes almakta zorlanıyorsa, nöbetler ard arda devam ediyorsa, kisiyi en yakın sağlık kurulusuna ulastırın.

 

ZEKA GERİLİĞİ (MENTAL RETARDASYON)

Zeka geriliği (mental retardasyon), gelisim sürecinde ortaya çıkan, uyumsal

davranıslardaki yetersizlik ve genel zeka fonksiyonlarında önemli derecede ortalamanın altında olma halidir. Zeka geriliği olan bireyler yavas öğrenirler. Öğrendiklerini uygulamakta ve öğrendiklerini farklı durumlarda kullanmakta, soyut düsünme ve problem çözmede güçlük çekerler. Zeka geriliği olan kisiler, gündelik hayatlarını devam ettirmek için alıskanlıklarına güvenirler. Çevrelerinde ve alısageldikleri yasam tarzında bir değisiklik olduğunda adapte

olmak için zamana ihtiyaç duyarlar.

 

· Zeka geriliği olan bireye açık, basit ve somut ifadeler kullanın. Bir konuda bilgi verecekseniz birkaç defa ve çesitli örneklerle açıklama yapın.

· Karsınızdakinin bir yetiskin olduğunun ve sizden aksini istemedikçe kendi kararlarını  verebileceğinin bilincinde olun.

· Zeka geriliği olan bireyler karsılarındakileri memnun etmek için uğrasırlar. Konusma  sırasında sizin duymak istediğiniz seyleri söyleyebilirler. Hukuki ya da tıbbi konular konusulurken iletisim tekniğinizin etkili olmaması ağır sonuçlar doğurabilir. Tam bilgi alabilmek için sorular dikkatli bir sekilde ortaya konmalıdır. Her soruyu farklı  sekillerde tekrarlayarak cevapları doğrulayın.

· Zeka geriliği olan bireylerin çabuk karar vermesi zordur. Sabırlı olun ve karar

vermesini bekleyin.

 

DOWN SENDROMU

Down sendromunun sebebi, kisinin genetik farklılığıdır. Normalde anne ve babadan gelen iki adet kromozoma ait bilgiler hücrede üçüncü kez yer alır, bu nedenle kisinin vücudundaki hücrelerde 46 yerine 47 kromozom bulunur. Bu durum 21. kromozomda ortaya çıktığında buna down sendromu adı verilmektedir. Bu durum beden ve zihin gelisiminde bazı bozukluklara yol açar.

 

· Down sendromlu bireylerde zeka geriliği de görülür. Ancak zeka geriliği hafif

dereceden ağır dereceye kadar değisir. Bu nedenle zeka geriliği olan bireyler için  yapılan uyarılar, çoğu zaman down sendromlular için de geçerlidir.

· Down sendromlu bireyler sempatiktirler ve sosyal yönleri gelismistir. Uzun süreli iliskiler kurabilirler. Aileleri ve arkadasları ile vakit geçirmek, sosyal faaliyetlerde yer almak, herkesi olduğu gibi onları da mutlu eder ve özgüvenlerini arttırır.

· Down sendromlular zaman zaman fazlasıyla inatçı olabilirler. Bu anlarda onlara karsı sabırlı olmak gerekir.

· Down sendromlu çocukların gelismesi ve potansiyellerini ortaya çıkarmaları için çevrenin desteğine ihtiyaçları vardır. Diğer çocuklardan daha geç öğrenirler ancak iyi bir eğitim aldıklarında hayatlarını devam ettirmek için gereken her seyi öğrenebilirler.

İlk ve ortaokulu bitirebilir, bir iste çalısabilirler.

 

TURET SENDROMU

Turet sendromlu bireylerin istem dısı tikleri vardır. Bu bireylerin istemsiz olarak küfürlü konustukları görülür. Turet sendromu hem kisinin kendisi, hem de yakın çevresindekiler için  katlanılması güç durumlara sebebiyet verir. Bu bireyler, çevrelerindekilerin anlayısına ihtiyaç

duyarlar.

· Turet sendromlu bir kisi ile iletisiminiz esnasında sıra dısı bir davranısla

karsılasırsanız, bu durumun sona ermesini ve kisinin kendisini toparlamasını bekleyin.

· Turet sendromlu kisi istem dısı davranıslarını kontrol etmeye çalıstıkça, daha da zor durumda kalabilir. Kisinin rahatlamak için bir süreliğine ortamdan uzaklasması gerekebilir.

 

 

 

 

OTİZM 

Otizm, genellikle doğumdan sonraki ilk üç yılda baslayan ve yasam boyu süren bir özürlülük durumudur. Otizmi olan bireyler sosyal iliskilerde ve iletisimde yetersizlikler,etkilesime girmekte ve etkilesimi sürdürmekte zorlanma,değisime direnç ve tekrarlayıcı davranıslar ile karakterize edilirler. Duyuları asırı gelismis olan bu kisiler, baskalarını rahatsız etmeyen ses, ısık, doku ya da çevresel değisikliklerden fazlasıyla rahatsız olup,yadırganabilecek davranıslar gösterebilirler. Bazıları ağrıyı, sıcağı ve soğuğu fark etmede güçlük çekerken, bazılarında soğuk suyla ellerini yıkarken ağlama, eline toplu iğne battığında

çığlıklar atma gibi asırı tepkiler görülür. Kendi etrafında dönme, el çırpma gibi tekrarlayıcı davranıslar gösterebilir, dönen cisim ve esyaları (çamasır makinası gibi) uzun süre izleyebilirler. Genellikle, otizmi olan birinde bu davranısların hepsi görülmez. Otizmi olan bireylerin zeka seviyeleri de farklılık gösterir. Ciddi öğrenme güçlüğü olanların yanında,öğrenme güçlüğü çekmeyen, hatta üstün zekaya sahip olanlar vardır. Bu kisilerin çoğuna yasam boyu destek gerekir. Özel eğitimle var olan kapasiteleri açığa çıkartılarak bağımsız yasam becerisi kazanmaları sağlanır.

 

· Otizmi olan bireyler genelde içe dönük, iletisim becerileri eksik bireylerdir. Bu

özelliklerini değistirmek için zorlamaya gitmeden, uygun bir iletisim metoduyla

kendilerine yaklasılmalıdır.

· Otizmi olan bazı bireylerin konusulanları anlama becerisi az gelismistir. Bunun için

bir sey anlatırken parçalara bölerek anlatmak gerekir. Bir sey söylenildiğinde

isitmiyormus gibi davrandıklarında da, kızmak yerine söylenenler sakin bir sekilde tekrar ifade edilmelidir.

· Otizmi olan kisiler, iletisimde genellikle jestleri kullanırlar. Bunun için onlarla iletisim kurarken jestlere ağırlık verilmelidir.

· Otizmi olan çocuklardan bazıları sinirlendiklerinde çığlık atabilir, kendilerine bakan kisiye karsı saldırganlık gösterebilirler. Bu durumun çocuğun sımarıklığından kaynaklanmadığı bilinmelidir.

· Genellikle çevrelerindeki düzenin ve kendi alıskanlıklarının değistirilmesini

istemezler. Davranıs sorunlarının çoğunun bir değisikliğe karsı tepki olarak ortaya çıktığı bilinmelidir.

 

 

 

 

 

DİKKAT EKSİKLİĞİ VE HİPERAKTİVİTE BOZUKLUĞU  (DEHB)

Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu (DEHB); ana hatlarıyla asırı hareketlilik,dikkat dağınıklığı, konsantrasyon güçlüğü ve isteklerini erteleyememe seklinde kendini gösterir. Aşırı yaramazlık, asırı ve yerli yersiz konuşma, gürültücülük ve öfke nöbetleri gibi belirtilerle çocukluk döneminde teshis edilir. Hiperaktif çocukların bu özellikleri okul çağında daha da ön plana çıkar. DEHB gösteren çocukların %70-80’i gençlik döneminde bu belirtileri

göstermeye devam eder. Genetik ve biyolojik temelli olan bu bozukluk bir kusur değil,üzerinde çaba harcanması gereken bir durumdur. Çocukluktan itibaren psikolojik desteğe, uzmanlarca gerek görüldüğünde özel eğitime ve ilaç tedavisine başvurulmalıdır.

 

· Düzeni bozma, ani hareketler yapma, dikkat dağıtma, güç kullanma gibi özellikleri nedeniyle arkadaşlarına zarar verdikleri düşüncesiyle hiperaktif çocukları sosyal ortamlardan uzak tutmak meseleyi çözmez. Daha küçük gruplarda, bir yetikinin denetimindeki düzenli aktivitelerde yer almaları sosyal öğrenme için uygun olur.

 

Hiperaktif bozukluğu olan çocuklar genellikle okul sıralarında teşhis edilirler.

Öğretmenseniz ve öğrencinizin hiperaktif olduğundan süpheleniyorsanız, öğrencinizin  velisiyle irtibata geçerek bir uzmana yönlendirin.

 

· Hiperaktif bireye bir şey anlatmak istediğinizde konuşurken fiziksel olarak yakın olmaya çalısın. Ona dokunun. Örneğin elinizi omzuna koyabilirsiniz.

· Hiperaktif bireyler sizi dinler görünür ve baslarını sallarlarken zihinleri başka yerde olabilir. Göz teması kurarak söylediğinizi anlayıp anlamadığını sınayın. Gerekirse söylediğinizi tekrarlayın.

· Beklentilerinizi kolay anlaşılır, vurgulu ve kısa cümlelerle ifade edin. Tane tane konusun, jest ve işaretlere başvurarak talimat verin. Aynı anda birden fazla talimat vermeyin. Sizi anlaması için defalarca tekrarlamanız gerekebilir, sabırlı olun.

· Hiperaktivitenin bazı durumlarda avantajlı olabileceğini unutmayın. Örneğin

hiperaktif bireyler diğer bireylerden çok daha enerjiktirler. Eğlendirici olabilirler. Acil durumlarda çok daha hızlı hareket edebilirler. Konuşkanlık gerektiren mesleklerde başarılı olabilirler.

 

ÖĞRENME GÜÇLÜĞÜ

Öğrenme güçlüğü, bireyin hayatı boyunca devam eden, algılamasını ve kendini ifade etmesini zorlaştıran bir durumdur. Bireyin dinleme, konuşma, okuma, yazma, mantık yürütme ve matematiksel becerilerini etkileyebilir. Belli noktalarda zorlansalar da, öğrenme güçlüğü görülen çoğu kisi ortalama ya da ortalamanın üzerinde zeka seviyesine sahiptir. Bu kişiler görevlerini yerine getirebildiklerinden, kiside öğrenme güçlüğü olduğunu fark etmeyebilirsiniz. Yasadıkları zorluğu, diğer alanlardaki becerileri ile telafi etmekte olmaları,

bir zorluk olmadığı anlamına gelmez.

 

· Öğrenme güçlüğü olan kişiler, yazılı bilgileri okumakta güçlük çekerler. Onlara

mümkün olduğunca sözlü açıklamalarda bulunun ve okurken fazladan zaman verin.

· Birine çok basit bir şey söylediğinizde sizden bunu yazmanızı isterse şasırmayın. Bu

kişide algılama güçlüğü olabilir. Karşınızdaki kişiye sizi anlaması için ne yapmanız

gerektiğini sorun.

· Öğrenme güçlüğü olan kişiler, konuşmadaki incelikleri anlamakta zorlanırlar. Đmalı,

belirsiz ifadeler yerine açık ve net ifadeler kullanmayı tercih edin.

· Ortamda radyo sesi, gezinen insanlar gibi dikkati dağıtıcı bir durum varsa, bu durum

öğrenme güçlüğü çeken kisinin isini zorlastıracaktır