DİL KONUŞMA GÜÇLÜĞÜ

KONUŞMA NEDİR, KONUŞMA GÜÇLÜĞÜ NEZAMAN ORTAYA ÇIKAR?

Konuşma , kendini ifade etme hayatımızı sürdürebilmemiz için başlıca koşullardan biridir. Kendimizi ifade etmek nesnelere anlamlar yüklemek onları anlamlandırmak iletişim kurmak gelişim içinde çok önemli bir basamaktır.

Çocuklar konuşmayı doğal ortamda çevreden ebeveynlerden öğrenirler. 2 ve 5 yaş gelişimin en hızlı ve çok olduğu dönemlerdir. Bu dönemlerde oluşan olumsuzluklar dil ve konuşma bozukluklarını oluşturmaktadır. Doğru ve etkili konuşma gelişimlerini desteklemek için öncelikli hedef karmaşık yapıda cümleler kuramadan, görev verici cümleler kurmaktır. Cümlelerin ifadeleri kesin ve net olmalıdır. İletilen mesaj net olduğu sürece model olma, ve bunu taklit edebilme, ortak dil geliştirebilme ifade etme becerilerini arttıracaktır. Konuşma bozuklukluklarının bir kısmı yaş ile orantılı şekilde düzelme gösterirken düzelmeyen konuşma bozukluklarıda kalıcı hale gelebilmektedir.Bu aşamada doğru eğitim ve izlenilen yol çok önemlidir.Sistemli ve düzenli bir süreç, doğru alınan ve uygulanan kararlar çocuğun gelişimini olumlu etkileyecektir.

ÇOCUKLAR İÇİN KONUŞMA YAŞI KAÇ OLMALIDIR? KONUŞMAYI ZAMANINDA ÖĞRENEMYEN ÇOCUKLARA NASIL TEDAVİ YOLLARI ÖNERİLMELİDİR?

1 yaşında ilk kelimelerini söylemelerini beklediğimiz çocukların, yaşlarıyla orantılı şekilde kelimelerinin de artmasını bekleriz. İşitme sorunları konuşma bozukluklarını da beraberinde getirebilmektedir. Bu yüzden işitme ile ilgili sıkıntıların olması konuşmayı etkileyen en nemli faktörlerden biridir. Doğru şekilde algılanmayan sesleri doğru şekilde aktarmak mümkün değildir. Bu yüzden izlenilecek yollardan birtanesi de işitme testi ve işitme ile ilgili diğer kontrollerin yapılmasıdır.

Her çocuk farkldır ve farklı zamanlarda gelişim gösterir. Fakat normal gelişim göstermeye başlaması için uygun zamanlar vardır. Örneğin1 yaşında ilk kelimelerini söyleyen çocuklar 18 ay civarlarında da ikinci kelimelerini de yavaş yavaş çıkarmaya başlamalıdır. Çocuklarda alıcı dil beceri olarak adlandırılan süreçte iletilen mesajların doğru alındığından emin olmamız gerekmektedir.Alıcı dil becerilerinin gelişmeye başladığı ses öncesi dönemler artık bize konuşmayla ilgili mesajların verildiği dönemlerdir.Bu dönemlerde çocuklara doğru model olma, kullanılan ses kalıplarının kurallı olması konuşmayı doğrudan etkileyen faktörler arasındadır.Dilin gelişmemesinde ki diğer faktörler ise algılamada yaşanan sıkıntılar,zihinsel süreçlerdeki güçlükler,konuşma işlevini yerine getiren organlardaki yapısal bozukluklar veya organların hazır hale gelmemesi ve çevresel faktörler nedeniyle dil gelişimindeki sorunlar yaşanmaktadır. İşte bu nedenle yetersizliği olan çocuklara dili etkin ve tam kullanma becerisini kazandırırken sürekli ve sistemli bir eğitime gereksinim duyar. Öğrenmenin temeli bir uyarıcıya dikkat etme ve dikkati belli bir süre o uyarıcı üzerinde yoğunlaştırılmalıdır. Kullanılan araç araçların uygunluğu etkinliklerin kısa ve basit olması verilen yönergelerin kısa ve net anlaşılır olması ve eğitimin her aşamasında takibin yapılması gerekir. Özellikle çocuğun dil gelişiminde kavram kazanımı önemlidir. zihinsel öğrenme yetersizliği olan çocuklarda kavram gelişimi daha yavaştır ve kavramların kazanılması uzun bir süreçtir. Çocuklarda alıcı dilin, ifade edici dilden önce geliştiği dikkate alındığında alıcı dil gelişimini desteklenmek için anne baba ve eğitimcinin kısa, basit cümleleri kurmaları ve sözel ifadeler tekrarlamaları gerekir. Çocuğun konuşmaları anlamasında, konuşma sırasında kullanılan jest ve mimikler, sözcüklerin eylemlerin hareketlerle ifade edilmesi etkilidir.

Konuşma bozukluklarını birkaç başlıkta toplayacak olursak bunlar;

Gecikmiş konuşma

Telaffuz bozukluğu

Kekemelik

Otizme bağlı konuşma bozuklukları

Hızlı bozuk konuşma 

gibi sıralandıracağımız problemlerdir.Hepsi için bireye özgü ortak hedefler hazırlayıp,bireysel yapılan doğru planlama ve seans takipleri ile bireyleri olabildiğinden üst noktaya taşımak yegane hedef olmalıdır.